Site rengi

Tasarım

ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 2°C
Yoğun Kar Yağışlı

Diyarbakır’da nereye gidilir? Diyarbekir Gezi Rehberi

Zengin tarihi dokusuyla göz kamaştıran kadim kent Diyarbakır kavuştuğu huzurla turizmde atağa geçti. Kent Rotalarını Güneydoğu’ya çeviren yerli ve yabancı turistlerin gözdesi oldu.

UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer alan surlar ile İslam’ın 5. Harem-i Şerif’i kabul edilen Ulu Cami, İçkale Müze Kompleksi, Ongözlü Köprü, peygamber makamları ve sahabe kabirleri, Ziya Gökalp ve Cahit Sıtkı Tarancı müzeleri gibi tarihi ve turistik yerleri muhakkak görmeli gezmelisiniz.

Diyarbakır Gezilecek Görülecek Yerler

  • 🔸Surlar
  • 🔸Asur Kalesi
  • 🔸Sülüklü Han
  • 🔸Hasan Paşa Hanı
  • 🔸Deliller Hanı
  • 🔸Sipahiler Çarşısı
  • 🔸Hevsel Bahçeleri
  • 🔸Dicle Nehri

Müzeler

Booking.com

  • 🔸Diyarbakır Müzes
  • 🔸Ziya Gökalp Müzesi
  • 🔸Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi
  • 🔸Ahmed Arif Müzesi

Camiler

  • 🔸Diyarbakır Ulu Camii
  • 🔸Nebi Camii
  • 🔸Parlı Safa Camii
  • 🔸Hz. Süleyman Camii
  • 🔸Şeyh Mutahhar Camii
  • 🔸Mesudiye Medresesi
  • 🔸Behram Paşa Camii
  • 🔸Melik Ahmet Paşa Camii
  • 🔸Nasuh Paşa Camii
  • 🔸Latifiye Medresesi

⛪Kiliseler

  • 🔸Mar Petyun Keldani Kilisesi
  • 🔸Surp Giragos Ermeni Kilisesi
  • 🔸Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi

Diyarbakır İlçeleri

Diyarbakır bugün ülkemizin en büyük 12’inci ili ve en yoğun nüfusuna sahip şehri arasındadır. 2019 yılının sonunda ki verilere göre şehrin nüfusu iki milyona yaklaşmıştır. Nüfusun en yoğun olduğu ilçe ise Bağlar’dır. Diyarbakır’ın on üç ilçesi vardır. Bunlar sırasıyla;

  1. Bismil,
  2. Çınar,
  3. Dicle,
  4. Çermik,
  5. Çüngüş,
  6. Eğil,
  7. Ergani,
  8. Hani,
  9. Kocaköy,
  10. Hazro,
  11. Lice,
  12. Kulp,
  13. Silvan’dır.

  • Bir pazar günü Diyarbakır’daysanız, 15’inci yüzyıldan beri faaliyette olan Meryem Ana Kilisesi’ndeki ayine izleyici olarak katılabilirsiniz. Ya da şehrin ‘sur içi’ kısmında kalabalığa karışıp, Ulu Camii’ye varabilirsiniz. “Her şehirde bir Ulu Camii vardır” diyerek es geçmeyin; hepsi 4000 yaşında değildir ve hepsinde 910 yıllık bir güneş saati yoktur.

Diyarbakır’a Ne Zaman Gidilir?

Diyarbakır'a Ne Zaman Gidilir?

Karasal bir iklime sahip olan Diyarbakır yazları sıcak, kışları ise soğuktur. Karasal iklimin özelliklerini şehir tam anlamıyla yaşatmıyor olsa da tüm gezginlerin yaptığı gibi buraya bahar aylarında gitmenizi tavsiye ediyoruz… 

Diyarbakır’da Nerede Kalınır? / Diyarbakır Güvenli mi?

Diyarbakır’da aslında hangi kapıyı çalsanız orada misafir olarak kalabilirsiniz. Gerçekten misafirperverlikleri dillere destandır. Hatta bu kentin insanı, “Her geleni Hızır, her geceyi kadir bilen” deyimini iliklerine kadar yaşıyor desek gerçekci bir tespitte bulunmuş oluruz. Görsel ve yazılı medyada kent hakkında çıkan haberin aksine halkının cana yakılığı, samimi, saygılı ve misafiri çok sevdiğini net olarak söyleyebiliriz. Şehir bize göre güvenli. Ancak yaşanan bazı olaylardan dolayı eski diyarbakır denilen suriçi bölgesinde bazı ailelerin önyargısı olabilir ki bunu da hoş karşılamak gerektiğini düşünüyoruz. 

Diğer taraftan, kadim şehir Diyarbakır’da bütçenize uygun konaklama seçeneğini çok rahat bir şekilde bulabilirsiniz. Şehir merkezinde pansiyon, motel, 3, 4, 5 yıldızlı oteller yer alıyor. Merkezde üç tane de ünlü otel bulunuyor. Diyarbakır’da ilkbahar ve yaz aylarında gezmeye, gelirseniz yaşanan yoğunluktan dolayı otellerde yer bulamayabilirsiniz. Bu durumla karşılaşmamak için şehre planlı, programlı ve kalacağınız yeri belirlemenizde fayda görüyoruz.

Diyarbakır’a Nasıl Gidilir?

Diyarbakır’a Nasıl Gidilir?

Diyarbakır’a hava yolu, kara yolu, demir yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz. Biz yine de sırasıyla sizlere nasıl gidilebileceğini tek tek özetlemiş olalım…

Diyarbakır’a Havayolu ile Nasıl Gidilir?

Diyarbakır’a her gün Ankara, İstanbul ve İzmir’den düzenli olarak Antalya, Adana ve Bursa’ya ise haftanın belirli günlerinde seferler düzenlenmektedir. Sivil-askerî havalimanı olan Diyarbakır Havaalanı şehir merkezine 6 km kadar uzakta yer alıyor.

Yurt dışına Diyarbakır’dan Düsseldorf, Hannover ve Frankfurt eyaletlerine haftada üç gün, Kuzey Irak Erbil’e de haftada 4 gün tarifeli uçak seferleri bulunuyor. Ayrıca Cidde’ye Medine ve Lefkoşe’ye tarifesiz uçuşlar yapılmaktadır.

Diyarbakır’a Demiryolu ile Nasıl Gidilir?

Diyarbakır’a demiryolu ile gitmek mümkün. Buraya Adana’dan Elazığ’a giden Fırat Ekspres Diyarbakır Tren İstasyonu’nda durmaktadır. Bölgesel trenler bazında Diyarbakır-Bismil Diyarbakır-Batman, Diyarbakır-Kurtalan ve Diyarbakır-Adana güzergahları bulunmaktadır nostaljik bir gezi düşünüyorsanız tren seyaheti tam size göre olabilir…

Diyarbakır’a Karayolu ile Nasıl Gidilir?

Diyarbakır’dan Türkiye’nin her yerine otobüs ile yolculuk mümkündür. Otogar şehir merkezine 4 km uzaklıktadır. İlin bazı illere olan karayolu uzaklıkları şöyledir:

Diyarbakır Adana’ya 536 km uzaklıktadır.

Adıyaman’a 207 km uzaklıktadır.

Ankara’ya 1002 km uzaklıktadır.

Gaziantep’e 329 km uzaklıktadır.

İstanbul’a 1381 km uzaklıktadır.

İzmir’e, 1436 km uzaklıktadır.

Elazığ’a 162 km uzaklıktadır.

Malatya’ya 245 km uzaklıktadır.

Mardin’e 86 km uzaklıktadır.

Mersin’e 610 km uzaklıktadır.

Siirt’e 216 km uzaklıktadır.

Şanlıurfa’ya 184 km uzaklıktadır.

Son olarak Konya’ya ise 861 km uzaklıkta yer alır.

Şehir İçi Ulaşım

Diyarbakır şehir merkezini yaya olarak rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Aynı zamanda minibüs, belediye ve özel halk otobüsü gibi toplu taşıma araçlarını da kullanabilirsiniz. Diyarbakır Belediye’sinin indirimli kartı olan Diyarkart’ınız varsa belediye araçlarından da daha uygun ve ucuz bir şekilde şehri gezebilirsiniz.

Örneğin, şehrin merkezinde olan Üniversite, Araştırma Hastanesi gibi önemli yerlere halk otobüsleri ile ulaşım çok rahat bir şekilde sağlanabilir. Bunlara alternatif olarak şehir merkezinde taksi ve minibüsleri de kullanabilirsiniz.

Diyarbakır Dengbej Evi

Anadolu’nun tüm şehirlerinde var olan; “Köy Odaları” geleneği burada bir Kürt geleneği olarak karşımıza çıkıyor. Dengbej evinde bol bol Kürtçe muhabbet edilir. Muhabbetlerin konusu da genel de yaşanmış hikayeler üzerinedir. Bir Kürt gelenek ve göreneği olan “Dengbêjlik” Kürt dili, edebiyatı, tarihi, kültürü ve müziğini günümüze taşınmasına ve bu taşımayı yapan kişilere de “dengbêj” deniyor. Aktarıcılar, sadece şarkıcı veya hikâye anlatıcısı değil, aynı zamanda Kürt kültürünün, sözlü edebiyatının ve tarihinin kuşaktan kuşağa aktaran ozanlardır.

Köy evlerinde illa da Kürtçe bilmeniz gerekmiyor. Ortamın sıcaklığı ve bir kültürü nasıl yaşattıklarına şahit olmanız bile bizce ayrı bir keyif olsa gerek. Buraya gelip bir stran(Şarkı) dinlemeden gitmemenizi öneriyoruz. Genel olarak anlamayacaksınız sözlerinden bir şey belki ama amcaların teyzelerin geleneklerini nasıl yaşattığına şahit olmanız bile farklı duygular yaşamınızı sağlayacaktır.

Diyarbakır Han ve Kervansarayları

Diyarbakır Sülüklü Han

Adını han içindeki kuyunun içinden tedavi amaçlı çıkarılan sülüklerden alan Sülüklü Han, 1683 yılında, 3 katlı olarak Hanilioğlu Mahmut Çelebi ile kız kardeşinin isteği üzerine yapılmıştır. Zamanında üç katlı ve her katında 18 odanın olduğu bir yapı olan hanın zemin katı ahır olarak kullanılmış. Günümüz de hanın sadece tek katı işlev görebilmektedir. Sülüklü Han, Kurtuluş Savaşı yıllarında süvari birliklerinin karargâhı olarak kullanılmış. Şimdi burası gelen misafirleri ağırlayan otantik bir mekân olarak varlığını sürdürüyor.

Diyarbakır Hasan Paşa Hanı

Diyarbakır’da Ulu Camii’nin doğu girişinin tam karşısında, Gazi Caddesi’nin ise üzerinde yer alan Hasan Paşa tarihî hanın iki kitabesinde, Diyarbakır’ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra üçüncü vali olan Sokollu Mehmet Paşa’nın oğlu Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1572 ve 1575 yılları arasında yaptırıldığı biliniyor. İki katlı olan hanın günümüzde bir de şadırvanı bulunuyor. Tarihi hana gereken önemi veren Diyarbakır halkı, burayı günümüzde turistik bir merkez haline getirmiş, doğallığını bozmadan dekore etmiş ve birçok işletmenin evine ekmek götürmesine de vesile olmuştur. Tarihte; Evliya Çelebi, Gugios İnciciyan, James Silk Buckingham gibi isimler bu tarihi handan bahsetmiştir. Demli çayından mutlaka içmenizi tavsiye ediyoruz.

Diyarbakır Deliller Hanı

Hüsrev Paşa Hanı olarak da bildiğimiz ve Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yer alan tarihî han adını, hacı adaylarına rehberlik yapan delillerin burada konaklamasından almıştır. 1603 tarihli bir vakfiyede Mardin Kapusu Menzil Hanı şeklinde adlandırılmaktadır. Günümüzde otel olarak işletildiği için Kervansaray Otel olarak bilinmektedir.

Diyarbakır Kale ve Surları

Ağil Asur Kalesi

Ağil Asur Kalesi

Oldukça stratejik olarak planlanan kale, üç taraftan vadilerle çevrili bir kayanın oyulmasıyla oluşturulmuş. Asur işçiliği bulunan kale, depolama ve sığınma alanı olarak düşünülse de yer altı tünellerine bakılırsa savaş anlarında kritik bir konumu olduğu izlenimi oluşuyor. Bu tüneller Dicle Nehri’ne kadar da ulaşıyor üstelik.  Bu kaleye geldiğinizde kalenin kuzeydoğu tarafında kalan kral mezarlarını da görebilirsiniz.

Diyarbakır Kalesi

Diyarbakır Kalesi

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Kalesi, heybetli görünümüyle Sur ilçesinin bir parçası olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. 9 bin yıllık surları, şehir burçları, iç ve dış kale bölümleriyle oldukça ilgi çekici bir duruş sergiliyor.

İç Kale

1207 yılında yapılan Artuklu Kemeri’nden giriş yapılabilen İç Kale, geçmişi Milattan Önce 4 bin 200 yılına kadar dayanan Amida Höyük ve sadece kalıntılarına rastlanılan Artuklu Sarayı gibi önemli eserleri saklıyor içinde. Bir dönem hapishane görevi gören İç Kale’nin içindeki bu sarayda kitaplarının kopyaları Avrupa’nın çeşitli yerlerinde, Süleymaniye ve Topkapı kütüphanelerinde bulunan El Cezeri’nin Orta Çağ’da ürettiği robotları kullanılmış.

Dış Kale

Diyarbakır Kalesi’ni, surlarını ve burçlarını kapsayan geniş bir alanın tamamı, Dış Kale olarak adlandırılıyor. Bu haliyle bir kalkan balığına benzediği söylenen Dış Kale’nin bütünlüğü vakti zamanında dönemin valisi tarafından Dağkapı kısmındaki surlar yıktırılarak bozulmuş. Fransız bir arkeolog tarafından durdurulan yıkımdan geriye kalanlar, restorasyonlarla yaşatılmaya devam ediyor.

Şehir Burçları

Diyarbakır Burçları

Dış Kale üzerinde bulunan tam 82 burcu işaret ediyor Şehir Burçları. Üzerinde kabartmalı şekiller ve figürler olan burçlardan Güneş Tapınağı’nın üzerinde bulunan Keçi Burcu, Diyarbakır’ın en güzel manzaralarından birini sunuyor. Keçi Burcu ve Güneş Tapınağı’nı görmek isterseniz girişler ücretsiz.

1208 yılında eş zamanlı inşa edilen Yedi Kardeş Burcu ve Evli Beden Burcu, zamanla Usta Çırak Efsanesi olarak bilinen bir şehir efsanesine gebe kalmış. Efsaneye göre çırağın işi ustanınkinden iyi olunca usta yaptığı burçtan kendini bırakıyor. Bunu görünce içerleyen çırak da dayanamayıp intihar ediyor.

Diyarbakır Surları

Diyarbakır Burçları

Yüksekliği 10-12 metreyi bulan Diyarbakır Surları, İç kale içinde 5 bin 700 metre boyunca uzanıyor. Varlığı milattan öncesine dayanan surlar, zaman içinde tahrip olduğu için Milattan Önce 349’da Bizans İmparatoru Costantinus’un yenileme emriyle yeniden yükselmiş ve Mardin Kapı, Su Kapısı, Urfa Kapı ve Harput Kapı olarak adlandırılan 4 ana kapısıyla günümüze kadar ulaşmış oluyor.

Mardin Kapı

Tel Kapısı veya Tepe Kapısı olarak da bilinen Mardin Kapı, Diyarbakır’ı ele geçiren Halife Murtezid Billah tarafından yıktırılan surların içinde olmasına karşın 900’lü yıllarda Halife Muktedir Billah ile vezirinin arzusu üzerine bir mühendis tarafından onarılarak bugüne kadar ulaşmış. Kürtçe adı Deriyê Mêrdînê olan bu kapı, eski Mardin yoluna uzandığından bu isimle anılıyor.

Urfa Kapı

Urfa Kapı

Halep veya Rum Kapısı adlarıyla da bilinen Urfa Kapısı aslında biri büyük, toplamda üç kapıdan oluşuyor. En eski kapı iki taraftan demir kapılara sahip bir geçit gibiyken bugün sadece kapıların ve zindanların kalıntılarıyla kalakalmış bir tünel gibi duruyor. Kürtçe söylemiyle Deriyê Ruhayê’nin sonradan açılan kapıları, Cumhuriyet zamanından kalan bir miras gibi varlığını sürdürüyor.

Harput Kapı

Harput’a doğru açıldığından Harput Kapı olarak anılan bu kapıya Dağ Kapı veya Deriyê Çiyê de deniyor. 1932’de şehre hava akışı sağlayabilmek için Dağkapı Burcu’nu takiben birkaç burç ile sur duvarlarının küçük bir kısmı yıktırılmış. Bu kapının iki katından birinde Diyarbakır Devlet Güzel Sanatlar Galerisi bulunuyor.

Dicle Kapısı – Su Kapısı

Dicle kapısı

Dicle Nehri’ne ve verimli Hevsel Bahçeleri’ne açılan Su Kapısı’nın yapımına 1240 yılında başlanmış ve bir sene sonra yapımı tamamlanmış Bizans Dönemi eseri olarak günümüze ulaşmış. Tek girişi olan bu kapı, zaman zaman Dicle Kapısı olarak anıldığı gibi Yeni Kapı veya Deriyê Nû diye de isimlendiriliyor.

Diyarbakır’daki Camiler ve Medreseler

Dört Ayaklı Minare

Dört Ayaklı Minare

Şeyh Mutahhar Cami’yi meşhur eden minare, İslam dinindeki dört mezhebi temsil eden dört ayağa sahip oluşuyla öne çıkıyor. Akkoyunlular Dönemi’nden Diyarbakır’a hatıra kalan minarenin altından 7 kez geçenlerin dileklerinin kabul olacağına inanılıyor.

Diyarbakır Ulu Cami

Diyarbakır Ulu Cami

Paganizm dönemlerinden bu yana farklı dinlere ibadet merkezi olarak kullanıldıktan sonra Anadolu’nun ilk camisi olarak hizmet vermeye başlayan Ulu Camii, her bir cephesini dört farklı mezhebin kullanımı için ayırmış olmasıyla da büyük önem taşıyor. Diyarbakır’ın fethinden sonra Müslüman ibadeti için Ulu Cami, Saint-Thoma Kilisesi’nden dönüştürülmüş.

Behram Paşa Cami

Oldukça süslü bir minberle gönülleri fetheden Behram Paşa Cami’yi 1564 ile 1572 yılları arasında o zamanın valisi Behram Paşa’nın isteği üzerine Mimar Sinan yapmış ve kendine has üslubuyla Osmanlı mimarisine yeni boyutlar kazandırmış.

Kale Cami (Hz. Süleyman (Nasıriye) Cami)

Hazreti Süleyman veya Nasıriye Camii olarak anılan Kale Camii, bu ismini İç Kale surlarıyla iç içe inşa edilmesinden alıyor. Osmanlı Dönemi’nde Diyarbakır’ın fethi sırasında ölen sahabelerin defnedildiği yer olan Kale Cami, turistler tarafından büyük ilgi görürken Diyarbakırlı halkın gözünde de çok özel bir konumda bulunuyor. Özellikle perşembe ve cumaları sahabelerin bulunduğu yer olan Meşhed büyük ilgi görüyor.

Safa Cami

Safa Cami

Taş süslemeleriyle öne çıkan Safa Cami, 15.yüzyılda Akkoyunlular tarafından yaptırılmış. İçinde bir bitkinin de olduğu malzemelerle dikildiğinden “kokulu” anlamına gelen Parlı Cami adıyla da anılıyor. Bezemeli minaresine öyle özenilmiş ki zamanında sadece cuma günleri kullanılmak üzere üzeri örtülmüş. Mimarisiyle camiyi sönük bırakan bu minare, görkemli ve bir o kadar da zarif duruşuyla günümüze ulaşmış.

Zinciriye Medresesi

Diyarbakır Zinciriye Medresesi

Sincariye Medresesi olarak da anılan Zenciriye, tipik bir medrese olsa da Evliya Çelebi’ye göre dönemin alimlerinin değer verdiği bir medrese konumundaymış. 1934 yılındaki onarımından sonra Diyarbakır Arkeoloji Müzesi olarak bile kullanılmışsa da sonradan Sur İlçe Müftülüğü nezdinde yatılı kuran kursu olarak hizmete girmiş.

Mesudiye Medresesi

Mesudiye Medresesi

1223 yılında Artuklular Dönemi’nde yapılan medresenin ismi, inşasını yapan ustadan geliyor. Zamanın en iyilerinden olan medresede hem İslami öğretiler verilmiş hem de Fen ilminin öğrenilmesinde katkı sağlamış. Medreseyi öne çıkaran şey ise doğal afetlere karşı uyarıcı bir etkiye sahip dönebilen sütunlar inşa edilmiş olması.

Diyarbakır Kiliseleri

Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi

Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi

3. yüzyıldan bu yana yaşayan kilise, Ali Paşa’da hala ibadete açık durumda. Ciddi bir onarımlardan dolayı, özgün yapısında birtakım değişikliklere gidilse de son onarımı 18. yüzyılda gördüğünden tarihin izlerini taşımaya devam ediyor. Üç avlulu Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, tarihi eserlerini bünyesinde saklıyor. 

Surp Giragos Ermeni Ortodoks Kilisesi

16.yüzyılda yapıldığı düşünülen kilise, geçirdiği restorasyonlardan sonra yıllar içinde büyüyerek 3 bin kişilik bir kapasiteye ulaşıyor. Savaş karargâhı ve depo olarak da kullanılan bu devasa yapı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Surp Giragos Ermeni Vakfı ortaklığında yeniden restore ediliyor.

Mar Petyun Keldani Katolik Kilisesi

Mar Petyun Keldani Katolik Kilisesi

17. yüzyılda inşa edilen kilise, Doğu Kilisesi’nin öğretilerinden ayrılarak varlığını sürdüren, ancak Roma’yla da arayı iyi tutan Katolik Keldanileri’nin bünyesinde. 1681’den beri Amid Keldani Patrikliği sıfatıyla çalışmalarına devam eden kilise, bugün hala ibadethane olarak kullanılıyor.

Diyarbakır’daki Köprüler

On Gözlü Köprü

On Gözlü Köprü

Dicle Nehri’ne salınan Allah’a ulaşacağına inanılan dilekleri dileyen insanların hikayelerine tanıklık eden tarihi köprü, Kırklar Dağı’nın da komşusu. Hani “Suzan Suzi” parçasındaki dağ var ya işte o dillere destan olmuş türkünün sözleri burada yazılmış. On Gözlü Köprü’nün diğer adı da Dicle Köprüsü’dür. Adlarını mimarisinden ve coğrafyasından alıyor. Daha uzun ömürlü olması için trafiğe kapatılan köprüyü ziyaret ederseniz bir dilek mi dersiniz ya da bir dua mı dersiniz siz de yapabilirsiniz.

Malabadi Köprüsü

Malabadi Köprüsü

Şarkılara bile konu olan Malabadi Köprüsü, Artukoğulları Dönemi’ne de ışık tutan köprüler arasında yer alıyor. Köprü’nün inşa tarihi 1147 yılına kadar uzanıyor. Üzerinde çeşitli figürlerde kabartmalar bulunan bu taş kemerli köprüde barınak ve hela da tasarım aşamasında köprünün planına eklenmiş.

Devegeçidi Köprüsü

Devegeçidi Köprüsü

Adını üzerinde bulunduğu Devegeçidi Suyu’ndan alan köprünün ayaklarında bulunan kitabelerden Artukoğulları zamanında 1218 yılında yapıldığı öğrenilebiliyor. Köprü, bazalt taş işçiliğinin en nadide örneklerinden biri. Köprü 1972 yılında restore edilmiş ve mutlaka üzerinden geçmenizi tavsiye ediyoruz.

Diyarbakır Suriçi 

Diyarbakır Suriçi

Tarihi Diyarbakır Surları’nın içinde kalan bölgeyi “Suriçi” olarak çoğunuz duymuşsunuzdur. Kentin tarihi yerleri olarak bildiğimiz, han, kaleleri, surları, tarihi kapıları bu bölgede bulunuyor. Diyarbakır’ın en çok turist çeken bölgelerinden biri Suriçi’dir.

Dicle Nehri

Dicle Nehri

Maden Çayı ve Bırkleyn Çayı ile beslenen Dicle Nehri, Basra yakınlarında Fırat Nehri ile birleştikten sonra kol kola Basra Körfezi’ne bırakıyorlar kendilerini. Kutsal kitaplarda da adı geçen Dicle’nin Allah’a doğru uzanan bir nehir olduğuna inanılıyor. Bu yüzden On Gözlü Köprü’den yerli ve yabancı turistler dileklerini nehrin suyuna bırakıyorlar…

Hevsel Bahçeleri

Hevsel Bahçeleri

Sur Kapısı’ndan meşhur Diyarbakır karpuzlarının da yetiştiği Hevsel Bahçeleri’ne ulaşabilirsiniz. Bu bahçeler sadece enfes tatlarıyla gönülleri çalan sebze ve meyvelerin değil aynı zamanda pek çok hayvanın da yuvası durumunda. Yıllardır Diyarbakır’ın ekonomisine can katan bu bahçeleri ziyaret ettiğinizde zamanında burada yaşayan insanların kültürlerinden etkileneceğinizi düşünüyoruz.

Aslanlı Çeşme

 

Nişin içindeki iki aslanından biri Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nin kanatları altında olan Aslanlı Çeşme’nin diğer aslanı yurt dışına yasak olmayan yollarla götürülmüş. 19. yüzyıl eseri olan çeşme, bugün hala İç Kale’de varlığını sürdürüyor.

Diyarbakır’daki Müzeler ve Kültürel Merkezler

Diyarbakır Arkeoloji Müzesi

Zenciriye Medresesi’nde 1934 yılında açılan ama 1985’ten beri Elâzığ Caddesi’nde bulunan bu müzeyi ziyaret ettiğinizde Paleolitik Dönemi’nden Osmanlı Dönemi’ne kadar yaşanan gelişmelere tanık olacaksınız. Çeşitli ören yerlerindeki kazılar hala devam ettiği için müze, yeni buluntularla tazelenme ve yeniden cazibe merkezi olma şansına erişiyor.

Diyarbakır Çay Önü Ören Yeri

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Çay Önü’nde tarihe yolculuk yapabilirsiniz. Bu antik kentten gün yüzüne çıkartılan eserler Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Çayönü Höyüğü’nde çıkartılan buluntular Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor.

Diyarbakır Gazi Köşkü

Semanoğlu Köşkü olarak da anılan Gazi Köşkü, üzerinde Akkoyunlu işçiliğini taşıyor. 15. yüzyılda yapılan köşk, 1916 yılında Kolordu Karargâhı için şehre gelen Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşık bir sene kadar burada konaklaması için kullanıldıktan sonra Diyarbakır Belediyesi tarafından 1926 yılında Atatürk’ün “fahri hemşeri” sıfatına layık görüldüğünün ertesi yılı halk arasında toplanan parayla sahiplerinden alınan köşk, kendisine takdim edilmiş. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz köşkte bulunan tesisten birtakım hizmetler belli ücretler karşılığında sağlanıyor.

Cahit Sıtkı Tarancı Evi

Cahit Sıtkı Tarancı Evi

Cahit Sıtkı da Diyarbakırlı ünlü bir şairimizdir. Şairin doğduğu evin 1973 yılında müze haline getirilmiştir. Müze’nin 14 odası bulunuyor. İşte bu odalarda Cahit Sıtkı’nın gelişimlerini, şairliğe adımlarını göreceksiniz. Ücretsiz olarak giriş yapabileceğiniz Cahit Sıtkı Tarancı Evi’ni ücretsiz gezebiliyorsunuz. Mutlaka zaman ayırıp gezmenizi tavsiye ediyoruz.

Ziya Gökalp Müzesi

Ziya Gökalp Müzesi

Milliyetçi kimliği ve söylemleri ile bilinen Ziya Gökalp aslen Diyarbakır’lıdır. Zaten müzenin yeri de ailesine ait. Ziya Gökalp Müzesi’nde ünlü sanatçının doğup büyüdüğü ev olması sebebiyle yine kendisine ait eşyaları, kendi dönemine ait pek çok kültürel detayı bu müzede görebilirsiniz.

Ahmed Arif Edebiyat Müzesi

Kentin en çok bilinen ve sevilen şairlerinden biri olan Ahmed Arif’e ait eşyaların, şahsi el yazısıyla yazdığı eserlerinin bulunduğu müze, 2011 yılından bu yana ziyaretçi kabul ediyor.

Burada aynı zamanda edebiyat ve tarih kitaplarının bol olduğu şirin bir kütüphanesi var ve mutlaka raflarından kitaplara dokunup okumanızı tavsiye ediyoruz.

Müzenin pazar günleri kapalı olduğunu, hafta içi ise sabah 9’dan akşam 5’e kadar, cumartesileri günleri sabah 8’den akşam 4’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Diyarbakır’da El sanatları

Diyarbakır’ın el sanatları içerisinde özellikle kuyumculuk, ipekçilik ve bakırcılık en önde gelen sanat dalları arasında yer alır.

Şehrin el sanatları, I. Dünya Savaşı’na kadar çok ileri bir düzeydeydi.

Örneğin Konya’daki Mevlana türbesinin ikinci kapısı, Bağdat’taki İmam-ı Azam türbesinin altın ve gümüş işlemeli kapısı ile avize, şamdan ve kandilleri Diyarbakır’da yapıldığı söylenilmektedir.

Diyarbakır’ın günümüzde önemini koruyan el sanatları arasında: Hasır bilezik, kişmiş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler Diyarbakır kuyumcularının beğenilen ürünleri arasındadır.

Köylerde ise el dokumacılığı üzerine halı, kilim çeşitlerinden üretim bulunmaktadır.

Diyarbakır Halk Oyunları

Diyarbakır Halk Oyunları

Diyarbakır’ın yöresel halk oyunları; aşk, ıstırap ve bazen de aşiretlerinin sosyal durumlarını konu edinilir. Halk oyunları arasında oynanan en bilindik oyun da Delilo’dur. Bununla birlikte, “Halay, Esmerım, Çaçan, Tekayak, Çiftayak, Şîrani, Avare, Bave Teyar ve Çepik gibi yörenin kendine özgü figür ve hareketlerinden oluşan halk oyunları vardır.

Diyarbakır’da Alışveriş

Diyarbakır’dan dostlarınıza, arkadaşlarınıza, ailenize ve sevdiklerinize satın alabileceğiniz birçok hediyelik eşya var. Yöresel hediyelikleri bedestenlerden ve tarihi çarşılarından bulabilirsiniz. El sanatlarının oldukça çeşitli olduğu bu şehrin Sipahiler Çarşısı birbirinden güzel işlerle dolu. Hasır bilezik, halılar, keçe ürünlerle başlayıp tütün mamullerine, takunyalara kadar geniş bir yelpaze sizi bekliyor. Bakır kazanlar, cezveler, sürahiler, siniler ve semaverler tercih edebileceklerinizin en güzellerinden ve üstelik günümüzde bile hala kullanılıyor. Kuyumcular Çarşısı’na girerseniz özel işçilik görebileceğiniz altın takılardan alıp sevdiklerinizi sevindirebilirsiniz. Yöresel peynirciler çarşısından yüzü aşkın çeşitte peynir bulabilirsiniz. Giderken Gül Şerbeti’nden eve götürmeyi ihmal etmeyin.

Diyarbakır’da Eğlence Merkezi

Forum Diyarbakır

Ülkemizin hemen hemen her şehrinde eğlence ve alışveriş merkezi bulunuyor. Tabiatıyla Forum Diyarbakır da bu şehrin eğlence ve alışveriş ihtiyacını karşılamaya yetiyor.

Mayısın sonlarında Kültür ve Sanat Festivali düzenlendiğinde konserler, sergiler ve gösterilere kavuşabilirsiniz. En renkli eğlenceler ise Eylül ayındaki Diyarbakır Karpuz Festivali’nde düzenlenir.

Diyarbakır’daki Festivaller

  • Nevruz Kutlamaları (Mart)
  • Sersal Kutlamaları (Ocak) 
  • Diyarbakır Kültür ve Sanat Festivali (Mayıs)
  • Diyarbakır Karpuz Festivali (Eylül)

Diyarbakır’da Bunları Yapmadan Dönmeyin!

Diyarbakırdan bunları yapmadan dönmeyin

Kentte aslında yapılacak birçok şey var ama biz yine de sizlere mini bir not şeklinde yapmadan dönmeyin diyebileceğimiz maddeleri şöyle özetleyelim;

  • Öncelikle Hasan Paşa Hanı’nda birçok çeşitte doğal ürün ve peynirler var. Biz günün kahvaltısını burada yapmanızı tavsiye ediyoruz.
  • Surları, mağaraları, müzeleri gezdikten sonra bir hurafe de olsa Dört Ayaklı Minare’nin altından yedi defa geçmeyi ihmal etmeyin zira altından bu şekilde geçildiğinde inanışa göre dilekler gerçekleşirmiş…
  • Cahit Sıtkı Tarancı Evi’nin de içinde bulunduğu ünlü Diyarbakır evleri gibi tarihi yapıların fotoğrafını çekmeyi ihmal etmeyin.
  • Cennetin nehrine benzetilen Dicle Nehri’nin kıyılarında yapacağınız güzel bir yürüyüşün ardından “On Gözlü Köprü”den de geçmeyi unutmayın.
  • Şehirde bir haftalık gezi planınız varsa Dicle Nehri, Deve Geçidi Barajı ve Karakaya Barajı’nda balık tutmayı ihmal etmeyin.
  • Yöre halkı ile yapacağınız muhabbetten büyük bir zevk alacağınızı düşünüyoruz. Diyarbakır’ın Dengbej evinde bol bol muhabbet dinleyebilirsiniz.
  • Yorgunluğunuzu en güzel üzerinizden atabileceğiniz yer olarak Sülüklü Han’ı görüyoruz. Burada bir ağacın gölgesinde oturup hem kitap okuyabilir hem de demli çayınızı yudumlayarak yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz…
  • Dicle At Çiftliği’ne uğrarsanız binicilikle ilgili yapılabileceğiniz şeyler bulmanız mümkün.
  • Diyarbakır evlerinin bulunduğu bölgede tarihin sarı sayfalarında yolculuk yapmanız mümkün. Kaynak: Tgrthaber

Booking.com
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.