Site rengi

Tasarım

ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Az Bulutlu

Mersin Gezilecek Yerler

A+
A-

Mersin gezilecek görülecek yerleri çok fazla olan tarihi turistik yerlerimizden…

Görülecek yerler listesi ve ayrıntıları şöyle…

➤ MERSİN MERKEZ: Mersin Marina, Mersin Müzesi, Atatürk Evi Ve Müzesi, Kent Tarihi Müzesi, Mersin Deniz Müzesi, Soli Antik Kenti, Yumuktepe.

➤ TARSUS: Tarsus Müzesi, Kırkkaşık Bedesteni, Nusrat Mayın Gemisi, St. Paul Kilisesi, St. Paul Kuyusu, Kleopatra Kapısı, Justiniaus Köprüsü, Tarsus Şelalesi ve Roma Mezarları, Sağlıklı Köyü Roma Antik Yolu, Yedi Uyurlar Mağarası, Gözlükule, Donuktaş, Roma Hamamı, Gülek Kalesi.

➤ ERDEMLİ: Elaiussa – Sebaste (Ayaş), Tiyatro, Agora, Büyük Hamam, Tapınak, Nekrapol Alanı, Kızkalesi (Karadaki), Liman, Sur Kalıntıları, Kiliseler, Kızkalesi (Denizdeki), Kanlıdivane, Helenistik Kule.

➤ SİLİFKE: Silifke Müzesi, Etnografya Müzesi, Roma Tapınağı, Cambazlı Kilisesi, Aya Thekla Kilisesi, Taşucu Amfora Müzesi, Boğsak, Liman Kalesi, Tisan Koyu, St. Pantaleon Kilisesi, Demircili Anıt Mezarları, Uzuncaburç, Narlıkuyu, Cennet Çöküğü Mağarası, Cehennem Çukuru.

➤ ANAMUR: Anamur Müzesi, Mamure Kalesi, Anamurium, Titiopolis, Köşekbükü Mağarası. ➤ AYDINCIK: Aynalıgöl Mağarası, Anıt Mezar (Dört Ayak) ➤ BOZYAZI: Nagidos Antik Kenti ➤ Mut: Alahan Manastırı, Yerköprü Şelalesi, Al Oda Kilisesi, Adrassus.

Booking.com

1. Mersin Marina

Mersin Marina, Türkiye’nin Doğu Akdeniz çanağındaki en büyük marinası olma özelliğine sahip. 2011 yılından bu yana hizmet veren marinanın 500 kara, 500 denizde olmak üzere toplam bin yat bağlama kapasitesi bulunuyor. Marina, aynı zamanda Mersin’in önemli buluşma merkezlerinden biri. Restoran, SPA, bar, yat kulübü ve spor merkezi gibi birçok sosyal olanağın bulunduğu Mersin Marina’da, yat sahiplerinin ihtiyaç duyacağı tüm alanlar düşünülmüş.

Adnan Menderes Bulvarı üzerinde yer alan marina, soluk almak ya da yemek yemek isteyenler için de bir cazibe merkezi. Mersin Marina haftanın 7 günü 10.00-23.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Marina’ya çok yakın olan mersin masaj merkezleri içerisinde en kaliteli olan DuyguSu SPA’da Thai veya Bali masajı yaptırın.

2. Mersin Müzeleri

Mersin Müzesi, Yenişehir ilçesinde Kültür Merkezi’nin bitişiğinde yer alıyor. 1978 yılında Eski Halkevi binasının küçük bir bölümünde kurulan müze son yenilemenin ardından 2001 yılında açılmış. Neolitik Dönem’den Cumhuriyet dönemine kadar çok sayıda arkeolojik buluntunun sergilendiği müzenin bir bölümü de etnografik eserlere ayrılmış.

Müzenin en önemli bölümü ise Mersin’in zengin tarihi geçmişine tanık olabileceğiniz MÖ 7 bin yılına tarihlenen Yumuktepe Höyüğü eserleri, Soli Antik Kenti buluntuları ve Ayaş Elausse Sebaste kazısından gelen eserlerin sergilendiği galeri.

Mersin Müzesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Mersin Müzesi giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

Mersin Deniz Müzesi, Türk deniz savaş tarihini aktaran 500’den fazla obje ve 800 kitaplık kütüphanesi ile Mersin’in önemli müzelerinden. 450 metrekarelik ana sergi salonunda deniz savaşları tarihi konusunda kronolojik bilgi verilen müzede farklı dönemlere ait gemi modelleri, sancak, arma, askeri kıyafetler, kesici, delici ve ateşli silahlar ile yağlı boya tablolar sergileniyor. Mersin Deniz Müzesi, pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü açık. Müzeyi hafta içi 09.00-17.00, hafta sonlarında ise 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Atatürk Evi Müzesi, Mersin şehir merkezinin en işlek noktalarından olan Atatürk Caddesi üzerinde yer alıyor. Atatürk Evi Müzesi’nin bulunduğu bina, 1897’de dönemin Almanya Konsolosu için yaptırılmış. 1925’te kenti ziyaret eden Atatürk ve eşi Latife Hanım’ın 11 gün kaldığı bina, 1992’de müze olarak ziyarete açılmış. Anıtkabir Müzesi’nden getirilen 22 parça eşyanın sergilendiği binanın üst katında etnografik objeler bulunuyor.

Atatürk Evi Müzesi yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. Atatürk Evi Müzesi’nde giriş ücreti alınmıyor.

3. Soli Pompeiopolis Antik Kenti

Soli Pompeiopolis Antik Kenti, Mersin’in 14 km güneybatısında, MÖ 7. yüzyılda Rodoslu koloniciler tarafından kurulmuş. Kent, ismini güneşten alıyor. Mersin’in Mezitli ilçesi yakınında bulunan Neolitik, Helenistik ve Roma dönemleri gibi birçok medeniyetin izlerini taşıyan antik kente harap halinden dolayı Viranşehir de deniliyor.

Kazıların devam ettiği ve bulunan eserlerin Mersin Müzesi’nde sergilendiği Pompeipolis kentinde günümüzden 3 bin yıl öncesine dayanan yüzlerce muhteşem eser bulunmuş. Antik kent, kazı çalışmaları nedeniyle ziyarete kapalı.

4. Latin İtalyan Katolik Kilisesi

Latin İtalyan Katolik Kilisesi, 1853’te Sultan Abdülmecid tarafından verilen fermanla 1898’de inşa edilmiş. Çukurova, Lübnan ve Suriye’de Fransiskan-Kapusien rahiplerin sorumlusu Plegheli (İtalya) P. Francesco’nun bölgedeki Katoliklerin dini ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılmasını talep ettiği kilisenin dış cephesinde kesme kireç taşı malzeme kullanılmış.

Kuzey kısmında uzun süre Fransız konsolosluğu yer alan kilisenin oldukça hoş bir bahçesi var. Kilise, telefonla randevu alınarak özel izinle ziyaret edilebiliyor. Tel: +90 (324) 231 32 27

5. Yumuktepe Höyüğü

Yumuktepe Höyüğü, dünyada tarımın ilk yapıldığı yerler arasında adı geçen ve tarihi geçmişi MÖ 7 bin yıllarına uzanan, Mersin’in en eski yerleşim yeri. Neolitik dönemde çiftçilerin kurduğu kent, insanoğlunun tarımsal üretim modellerini gözlemlemek için de oldukça önemli.

Tarih boyunca bölgedeki diğer kentlerle sıkı bir ilişki içerisinde olan şehir, dünyada tarımın ilk yapıldığı yerler arasında gösteriliyor. Höyükten çıkarılan eserler Mersin Müzesi’nde sergileniyor. Höyükte etkileyici pek bir şey kalmamış olsa da böylesi bir yeri gözlerinizle görmenizi tavsiye ederim.

6. Gülek Kalesi, Tarsus

Gülek Kalesi, Mersin’in Tarsus ilçesinde deniz seviyesinden bin 650 metre yükseklikte yer alıyor. Ufak fotoğraf hileleriyle uçurumun kenarında duruyormuş hissi yaşatan kale, sosyal medyada paylaşılan çok sayıda fotoğrafın ardından, son yıllarda ziyaretçi akınının yaşandığı bir yere dönüştü.

Tarihi geçmişi MÖ 2 binli yıllara uzanan kale, Torosların damı olarak da adlandırılan, Tarsus’un Gülek Mahallesi’ne 8 km uzaklıkta. Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Gülek Boğazı’na hakim bir noktada yer alan kale, uçurumun kenarında bir kayada oturulup aşağıdaki otoyolun izlendiği görüntüsü ile meşhur. Kale, haftanın 7 günü zaman sınırlaması olmadan ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

7. Kisecik Kanyonu

Kisecik Kanyonu, Mersin Çamlıyayla ilçesinde yer alan ve bölge halkı tarafından ‘saklı cennet’ olarak adlandırılan doğa harikası. Kendisiyle aynı ismi taşıyan Kisecik Köyü sınırlarında bulunan kanyona, dik yamaçlar arasındaki zorlu bir yol aşılarak ulaşılıyor. Yeşil doğası ve Toros Dağlarının eşsiz manzaralarına ev sahipliği yapan kanyonun içerisindeki serin sularda yüzmek ve sal gezisi yapmak mümkün.


8. Tarsus

Tarsus, Mersin’in inanç turizmiyle ön plana çıkan ilçesi. Tarsus, özellikle Hristiyanlar için çok sayıda kutsal mekana ev sahipliği yapıyor. Tarih boyunca Anadolu’da medeniyetlerin kaynaştığı bir coğrafya olarak bilinen Tarsus ismi, Hristiyanlık tarihinde de sıkça geçiyor.

Kilikya coğrafyasının merkezi olan bu topraklarda kurulan Tarsus Müzesi‘nde arkeolojik ve etnografik 7 bini aşkın eser ziyaretçiler tarafından görülebiliyor. Tarsus Müzesi, haftanın 7 günü 08.30-17.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilir.

Nusrat Mayın Gemisi Kültür Parkı, Çanakkale Savaşının kaderini değiştiren ve kendisine ‘dünyanın en ünlü mayın gemisi’ unvanını kazandıran Nusrat Mayın gemisinin orijinalinin yer aldığı bir park müze. Mersin Limanı’ndan Tarsus’a üç parçaya ayrılarak tır ile getirilen gemi, aslına sadık kalınarak bulunduğu parkta birleştirilerek ziyarete açılmış. Kültür parkı, herhangi bir zaman sınırlaması olmadan ücretsiz gezilebiliyor.

Kleopatra Kapısı, Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın denizden gemilerle gelip Tarsus’a girdiği yer olarak kabul ediliyor. Antik dünyanın en önemli liman kentleri arasında yer alan ve bölgedeki devletlerle ticari ilişkileri olan Tarsus’un, bu özelliğini en güzel temsil eden eser bu.

Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın bu kapıdan Tarsus’a girerek, Romalı General Antonius ile görüşmeye gittiği söylenir. Tarsus surlarından geriye kalan kapının Deniz Kapısı olan ismi, geçmişi nedeniyle Kleopatra Kapısı’na dönüşmüş. Kapının yüksekliği 8.50 metre, genişliği ise 5.60 metre.

9. St. Paul Kuyusu, Tarsus

St. Paul Kuyusu, İncil’de geçen, Hristiyanlığın en önemli figürlerinden St. Paul’un, Tarsus’ta bulunan kilisesinin bahçesinde yer alıyor. Aziz Paul’un doğum yeri olarak bilinen ve kendisine adanan bu tarihi yer, geçmişte Kudüs’e hacca giden Hristiyanların duraklama yerlerinden biriydi. Yılın her dönemi suyu eksilmeyen St. Paul Kuyusunun derinliği 38, çapı ise 1.15 metre kadar.

St. Paul Kuyusu ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Müze, haftanın 7 günü ziyarete açık. St. Paul Kuyusu giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

Tarihi Tarsus Evleri, St. Paul Kuyusunun yanı başındaki sokakları süslüyor. Medeniyetlerin buluştuğu önemli bir kavşakta bulunan Tarsus’ta yerleşik düzene ait tek düze bir kültür bulunmasa da Tarihi Tarsus Evleri, ilçenin yakın tarihi ile ilgili izler yansıtıyor.

Cumhuriyet Dönemi mimarisini yansıtan bu evler, kerpiç, taş ve ahşap yapılarıyla dikkat çekiyor. 300’e yakını tescillenen tarihi ev restore edilip turizme kazandırılırsa, Tarsus’un turizmdeki iddiasını güçlendireceği kesin. Tarsus’un eski evlerinin süslediği sokaklarda ufak bir gezintiye çıkmayı unutmayın.

10. St. Paul Kilisesi, Tarsus

St. Paul Kilisesi, Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan, Aziz Paul’un adını taşıyor. İncil’de Tarsuslu olduğu iki kez yinelenen St. Paul adına yaptırılan kilisenin kesin yapılış tarihi bilinmiyor. 18. yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği düşünülen kilise, Hristiyanlığın önemli hac merkezlerinden biri.

Kesme taşlardan yapılan St. Paul Kilisesi’nin gri renkli granit sütunları, antik çağın izlerini taşıyor. Freskleriyle hayranlık uyandıran Kilise, Tarsus’ta inanç turizminin merkezi olarak kabul ediliyor. Tarihsel açıdan, Tarsus için büyük önem taşıyan kilise günümüzde müze olarak hizmet veriyor.

11. Tarsus Ulu Camii ve Kırk Kaşık Bedesteni

Tarsus Ulu Camii, 1579’da Ramazanoğlu beyi Piri Mehmet Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmış. Kentin en eski ve geçmişte merkezi olan bölgesinde bulunan cami, etrafındaki türbe, imaret ve 1895’de eklenen saat kulesi ile büyük bir külliye görünümünü koruyor. Cami-i Kebir ya da Cami-i Nur diye adlandırılan caminin bitişiğindeki türbede Hz. Şit, Hz. Lokman Hekim ve Halife Me’mun’un mezar odaları bulunuyor.

Kırk Kaşık Bedesteni, Tarsus’taki ticari hayatın en hareketli izlerine tanık olabileceğiniz nokta. Ulu Camii’nin yanında, cami ile aynı tarihi geçmişe sahip bedesten, Ramazanoğulları Beyliğinden Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579 yılında yaptırılmış. Bir dönem imaret ve medrese olarak kullanılan bedesten, cumhuriyetle birlikte kapalı çarşıya dönüşmüş. Tarsus’daki hediyelik eşya alışverişinizi burada yapabilirsiniz.

Şahmeran Hamamı da Kırk Kaşık Bedestenine oldukça yakın. Tarsus’ta Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılan Şahmeran Hamamı, restore edildikten sonra tekrar hizmete sunulmuş. Türk hamamı kimliğini yansıtan bu yapıda, yılanların şahı olarak bilinen insan başlı, yılan gövdeli efsanevi Şahmeran‘ın öldürüldüğü dile getiriliyor.

12. Tarsus Şelalesi

Tarsus Şelalesi, Tarsus’un kuzeyinde Berdan Çayı üzerinde bulunuyor. Bölgede yaşayanların nefes aldığı yerlerden olan Tarsus Şelalesi’nin çevresinde mesire alanları, restoran ve kafe bulunuyor. Roma döneminde mezarlık olarak kullanılan bölgede, sular çekildiğinde tahrip olmuş mezar yapıları görülebiliyor. Tarsus gezilecek yerler arasında bulunan şelale, sadece Tarsusluların değil çevre illerden vatandaşların da özellikle hafta sonları ilçede ziyaret ettiği yerlerden.

13. Ashab-ı Kehf Mağarası, Tarsus

Ashab-ı Kehf Mağarası, Yedi Uyurlar Mağarası olarak da biliniyor. Hristiyanlıkta ve İslam dininde söz edilen, Yedi Uyurlar inanışına atfedilen mağaralarından biri olan Eshab-ı Kehf Mağarası, Tarsus’a 12 km uzaklıkta. Bugün çok sayıda ziyaretçinin ilgi gösterdiği Yedi Uyurlar Mağarası’na 6 basamakla iniliyor.

Benclus Dağının eteklerinde, eğimi az olan bir vadide yer alan mağara, kutsal bir ziyaret yeri özelliği taşıyor. Kuran’da Kehf Suresinde de ismi geçen bu yerin inanç turizmi açısından değeri büyük. Ashab-ı Keyf Mağarası ziyaretleri, haftanın 7 günü 08.30-17.30 saatleri arası. Ashab-ı Keyf Mağarasına giriş ücreti alınmıyor.

Taşkuyu Mağarası, Tarsus’un 10 km kuzeybatısında, Taşkuyu Köyü’nde yer alıyor. Yol yapımı sırasında tesadüfen keşfedilen mağara 2015 yılında turizme kazandırıldı. Deniz seviyesinden 214 metre yükseklikte yer alan mağaranın içerisinde sıcaklık, yılın her dönemi 20-24 derece arasında kalıyor.

Birbirini bağlayan galerilerin yer aldığı mağarada, sarkıt, dikit, sütun, duvar, örtü ve perde damla taşlar, aykırı oluşumlar ve mağara incilerinin etkileyici örnekleri yer alıyor. Mağara, haftanın 7 günü 09.00-17.00 saatleri arasında, ücretsiz ziyaret edilebiliyor.


14. Silifke

Silifke, Mersin’in tarih bakımından en zengin yöresi. Ne yana baksanız ya Klikya’dan ya da Roma’dan kalmış antik kentler, kilise kalıntıları, kale ve mağaralar karşınıza çıkıyor. Ülkemizin en zengin antik mirasa sahip ilçelerinden. Üzerine bir de enfes kıyıları ve plajları var, başlıbaşına bir tatil rotası olur. 

Silifke Tarihi Taşköprü, Göksu Nehri üzerinde yer alan, tarihi özelliklerini kaybetmeden günümüze ulaşan az sayıdaki köprülerden biri. Romalılardan kalma 5 gözlü ve 5 kemerli köprü, orijinal yapısını Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine dek korumuş.

Silifke Kalesi ise tüm şehre hakim, yamacın zirvesine kurulu. Helenistik veya erken Roma dönemine ait. Kaleye çıktığınızda tüm coğrafya ayaklarınızın altında kalıyor. Oval biçimdeki kalenin içinde kemerli galeriler, su sarnıçları, depolar ve diğer kalıntıları var.

Silifke merkezde yer alan Jüpiter Tapınağı, Roma Tapınağı veya Zeus Tapınağı olarak da biliniyor. MS 2. yüzyılda yapıldığına dair görüşler ağırlıkta. Roma Zeus Tapınağını, Aziz Paulus‘un kiliseye dönüştürdüğü düşünülüyor. Kazı çalışması yok, muhtemelen çalışmalar yapılsa ortaya neler çıkarılır neler!

Tekir Ambarı Sarnıcı inanılmaz bir yerdi, ilk gördüğümde neden öylesine atıl bırakılmış, şaşırmıştım doğrusu. Anadolu sarnıç mimarisinde örneği az görülen Tekir Ambarı Sarnıcı, mevcut ana kayanın oyulmasıyla oluşturulmuş. İç kısmına da duvarlar örülmüş. Helezonik bir merdivenden içer indiğimde her yer yıkık dökük, çalılar, bitkiler her yeri sarmıştı. Kesinlikle görmeye değer.

Yeşilovacık’taki Boğsak Koyu, yeşil ve mavinin birbirine karıştığı Silifke koylarının en güzellerinden. Silifke’ye 17 km ve Taşucu’na 10 km uzaklıktaki koy, berrak denizi, kumsalı ve sakinliğiyle çadır ve karavan sakinlerinin uğrak yeri. Caretta Caretta’ların üreme bölgesi aynı zamanda. Koyun açıklarındaki Boğsak Adasında ise Erken Bizans ve Roma dönemlerine ait evler, mezarlar, sarnıçlar, kilise kalıntıları yer alıyor.

15. Narlıkuyu, Silifke

Narlıkuyu, bakmaya doyamayacağız, yeşile çalan turkuaz renginde bir koyun etrafında sıra sıra dizili balıkçı lokantalarının olduğu küçücük bir yerleşim yeri. Cennet Obruğunun en dibinde sesi duyulan yeraltı nehri burada tuzlu Akdeniz ile buluşuyor. Ziyaret eden herkesin koyda yüzmesi, restoranlardan birinde mutlaka kaya koruğu mezesi ve balık yemesi şart.

Orta çağda Porto Calamie olarak adlandırılan köyde görmeniz gereken bir yer de Narlıkuyu Mozaik Müzesi. Limana gelen denizcilerin şehre girmeden önce temizlenmesi için yapılan Poimenios’un Hamamı ve zeminindeki meşhur Üç Güzeller Mozaiği görülmeden buradan ayrılmamak gerek. Giderken köy meydanındaki tezgahlardan bir şeyler alabilirsiniz.

16. Tisan Koyu, Silifke

mersin tisan

Tisan Koyu, dağların ardında, Akdeniz’in saklı cenneti sanki. Uzun virajlı bir yoldan ulaşılıyor, daha koya varmadan uzaktan manzarasını görmek için dahi gidilir. Maviyle yeşilin buluştuğu muhteşem bir koy. Ancak yöre sakinleri daha çok yazlıkçılardan oluştuğundan dışarıdan gelenleri pek kabul etmiyorlar.

Geçmişi MÖ 7. yüzyıla kadar uzayan Aphrodisias Antik Kentine dair görülecek çok az kalıntı var. Koyun kenarında, denizden 7 metre yükseklikte, MÖ 7. yüzyılda yapılıp, MS 4. yüzyılda kiliseye çevrilmiş bir tapınak yer alıyor. Tabanında yer alan muhteşem mozaikler günümüze kadar sağlam ulaşmış ancak güneşten tahrip olmamaları için üzeri kumla örtülmüş.

Tisan Plajı, nefis. Mersin bölgesinin en temiz, cam gibi berrak ve dalgasız plajlarından. Sitede konaklayanlardan değilseniz şezlong, şemsiye ve duştan faydalanamıyorsunuz. Günlüğü 500TL civarında olan apart tarzındaki dairelerden birini kiralayabilirsiniz.

Tisan Koyunun hemen karşısında da Tisan Adası yer alıyor. Bölgedeki tekne turlarının uğrak noktalarından olan ada Dana Adası olarak da biliniyor. Adada yer alan Antik Pithyussa Kenti, Fransalı tüccarların ticaret yeri olarak kullandıkları bir liman kentiymiş. Adada kilise kalıntıları, mezar ve lahitler yer alıyor.

17. Cennet-Cehennem Obrukları, Narlıkuyu

created by dji camera

Cennet Cehennem Obrukları, Silifke’nin Narlıkuyu Mahallesinde bulunuyor. Bu doğa harikası obruklar, yer altı sularının uzun yıllar boyunca kireç tabakasını eriterek içerisindeki suyun boşalması ile oluşmuş. Çukurlardan birisine cehennem çukuru denmesinin nedeni tabanına ekipman yardımı olmadan inilememesi.

Cennet çukurunun olduğu çöküntüye bu ismin verilme nedeni ise çöküntüde tarihi bir kilisenin yer alması. Farklı efsanelere de konu olan mağaralardan Cennet’in derinliği 70, Cehennem’in ise 128 metre. Cennet Çöküğü’nün taban noktasına 450 basamakla inilebiliyor.

Cennet Cehennem Örenyeri ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-16.45. Örenyeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. Cennet Cehennem Örenyeri giriş ücreti 35TL. Aynı biletle Astım Mağarası’nı da ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Müze Kart geçerli.

18. Astım Mağarası, Narlıkuyu

Astım Mağarası

Astım Mağarası, Silifke’de Cennet-Cehennem Obruklarının 300 metre güneybatısında bulunuyor. Astım Mağarası, bölgenin coğrafi yapısını en iyi yansıtan yerlerden. İçine demir bir merdivenle inilen mağara, 200 metre uzunluğundaki galerilerden oluşuyor. Üçüncü jeolojik döneme ait izlerin gözlemlenebildiği mağaradaki havanın, astım hastalarına iyi geldiği söyleniyor. Mağara çevresindeki ağaç ve çalılara dileklerini bağlayan ziyaretçiler nedeniyle bu mağaraya Dilek Mağarası da deniyor.

Astım Mağarası ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-16.45. Mağara, haftanın 7 günü ziyarete açık. Astım Mağarası giriş ücreti 35TL. Aynı biletle Cennet Cehennem Çöküklerini de ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Müze Kart geçerli.

19. Aya Tekla Kilisesi, Silifke

Aya Tekla Kilisesi, Hristiyanlığın en önemli figürlerinden olan St. Paul’un öğretilerinden etkilenip bölgeye gelen Aya Tekla’ya adanmış. Silifke sınırlarında bulunan kilise, Hristiyanlığın henüz resmi din olarak kabul edilmediği dönemde, bir mağarada dini yaymak için çalışmalar yapan Azize Tekla’nın gizlendiği mağarada 4. yüzyılda oluşturulmuş. Yaşadığı dönemde hastalara şifa dağıttığı da bilindiği için kısa sürede ünlenen Aya Tekla Kilisesi, bugün bölgenin önemli çekim merkezlerinden.

Aya Tekla Kilisesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-16.45. Kilise, haftanın 7 günü ziyarete açık. Aya Tekla Kilisesi ücretsiz ziyaret edilebiliyor

20. Uzuncaburç ve Olba Antik Kenti, Silifke

Uzuncaburç, Mersin’in en önemli ve en iyi korunmuş tarihi kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Silifke’nin 30 km kuzeyindeki Uzuncaburç Mahallesi’nde bulunan antik kent, Helenistik çağda Uzuncaburç’un 4 km doğusunda yer alan Olba Krallığının ibadet yeriydi.

MS 72 yılında Olba’dan ayrılarak özerk bir şehre dönüşen Uzuncaburç’ta görülebilecek eserler arasında Zeus Tapınağı, burç ve piramit çatılı anıt mezar, sütunlu cadde, tiyatro, tören kapısı, çeşme, Şans Tapınağı ve Zafer Kapısı bulunuyor.

Uzuncaburç ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 08.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.00-16.45. Kilise, haftanın 7 günü ziyarete açık. Uzuncaburç giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

Olba Antik Kenti, Silifke’ye bağlı Örenköy’de yer alıyor ve Olba Krallığının merkezi olarak biliniyor. En önemli tarihi yapıları Roma Dönemi’ne ait olan bu kentte çok sayıda eser hala görülebiliyor.

Şehrin savunması için yapılan surlar ve gündelik yaşamı anlamak için büyük fırsat sunan tiyatronun bir kısmı da ayakta. Kazılarda ortaya çıkarılan antik tiyatro, kentin en önemli anıtı olarak kabul ediliyor. Silifke otel önerim: Altınorfoz Otel.

21. Cambazlı Kilisesi, Silifke

Cambazlı Kilisesi, Silifke’de yer alan çok sayıda kutsal mekanın en dikkat çekici olanlarından biri bana göre. Cambazlı Köyünün yakınlarından ilk geçişimde kilisenin neredeyse tamamı yıkılmış durumdaydı. Harap durumdaki kilisenin ayakta kalan taş duvarları, onun geçmişteki görkeminin nasıl olduğu konusunda fikir verebiliyordu.

Son ziyaretimde baştan sonra restore edilmiş. Sanki kiliseyi yeniden yapmışlar gibiydi. İlk gördüğüm andaki halinden eser yoktu. Kuzey cephesi tamamen kapalı olan kilise apsisinin tüm duvarları hala görülebiliyor. Kaya mezarları, lahitler, anıt mezarların etrafa serpilmiş olduğu, Olba Antik Kenti yakınlarındaki köye ve civarındaki antik eserlere de göz atın.

22. Göksu Deltası, Silifke

Göksu Deltası, Mersin merkeze 85 km uzaklıkta bulunan, 500’ü aşan kuş türü ile Anadolu’da önemli bir doğal merkez konumunda. Göksu Irmağının oluşturduğu deltanın doğusunda Erdemli, batısında Gülnar, Güneyinde Akdeniz, Kuzeyinde Konya bulunurken; delta kuş gözlemcilerinin uğrak noktası. Deltada nisan ve eylül ayları göçün en yoğun yaşandığı dönem olarak biliniyor. Dürbün ve ekipman olmadan gözlem yapmak çok keyifli olmuyor.

23. Adam Kayalar, Erdemli

Adam Kayalar, Mersin’in Erdemli ilçesi Şeytan Deresi Vadisinde MÖ 1. ve MS 2. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilen, ülkemizin en özgün yapılarından biri. Kızkalesi beldesine 7 km mesafede bulunan bu yapı topluluğu yalnız Anadolu değil, dünyadaki birkaç nadir örnekten biri.

Bir dağın kayalıklarla bezeli yamacında, 9 niş içerisinde 11 erkek, 4 kadın, iki çocuk, bir dağ keçisi ve Roma kartalı kabartmasından oluşuyor. O dönemin ileri gelenleri ya da önemli komutanlarının, ailelerine ve çocuklarına olan minnet duygusunu göstermek için yaptırdıkları düşünülüyor.


24. Kanlıdivane, Erdemli

Kanlıdivane, Erdemli ilçesi sınırlarında, Mersin merkeze 50 km uzaklıkta. Kanlıdivane’nin Olba Krallığının sınırlarındaki dini bir merkez olduğu yönünde iddialar olsa da tarım kenti izleri de keşfedilmiş. MÖ 2 ile MS 7. yüzyıllar arasında kesintisiz yerleşimin olduğu kentte, en heyecan verici keşif zeytin işleme atölyelerinin bulunmasıyla yaşanmış.

Antik liman ile bağlantısı nedeniyle önemli bir ticaret merkezi olduğu da bilinen Kanlıdivane Antik Kenti’nde sur kalıntıları da görülebiliyor. Kanlıdivane Örenyeri ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Örenyeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. Kanlıdivane giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

25. Kızkalesi, Erdemli

created by dji camera

Kızkalesi, Erdemli’nin en çok tanınan yerlerinden. Mersin’e 60, Erdemli’ye ise 23 km uzaklıkta bulunuyor. Denize 200 metre mesafede, balıkçı motorlarıyla ulaşılabilen Kız Kalesi, günümüze kadar korunmayı başaran görkemli surları ile Mersin kıyı şeridinin sembol yapısı.

Farklı söylencelerde ismi geçen Kızkalesi ile ilgili en sık anlatılan hikayede, baktırdığı falda kızını yılanın sokacağını öğrenen kral, denizin ortasına kale yaptırarak hizmetçileriyle beraber güzel kızını bu kaleye kapatır. Kızın canı birgün altın sarısı rengindeki ‘Tarsus Beyazı’ üzümü ister. Saraydan gönderilen üzüm sepeti içinden çıkan bir yılan kızı sokar ve öldürür. Kızkalesi civarında otel önerim: Wonasis Resort.

Kızkalesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Örenyeri, haftanın 7 günü ziyarete açık. Kızkalesi giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

Sunturas Şelalesi, Mersin kent merkezine 35 km uzaklıkta, Toroslar ilçesi sınırlarında bulunuyor. Santa İras ismiyle de bilinen şelale, sert iklim yapısı ve yılın her dönemi nemli havasıyla Karadeniz Bölgesi’ndeymişsiniz hissi yaşatıyor. İsmini Tarsuslu St. Paul’un öğrencilerinden St. Tarasis’ten alan şelale, yaz aylarında sıcak havadan bunalan Mersinlilerin buluşma noktası. Şelalenin çevresinde çok sayıda alabalık lokantası var.


26. Aynalıgöl Mağarası, Aydıncık

Aynalıgöl Mağarası, Mersin’in Aydıncık ilçesinde yer alan inanılmaz ilginç ve benzersiz bir mağara. Ülkemizde gördüğüm en güzel mağaralar listesinde şimdilik burayı ilk sıraya koyuyorum. Mağara, Türkiye’de son dönemde keşfedilen en önemli doğa harikalarından biri. Bir çoban tarafından 1999’da tesadüfen bulunan mağaraya deniz seviyesinden 50 metre yukarıda bulunan ağızdan giriliyor.

Aydıncık’a 10 km mesafedeki Gemi Durağı yakınlarındaki mağara içerisinde 555 metre boyunca ilerlemek mümkün. İç yapıda genişlik 100, tavan yüksekliği ise 18 m’ye kadar ulaşıyor. İçerisinde yarısı tatlı, yarısı tuzlu bir gölü de barındıran mağara, sarkıt ve dikitleriyle hayranlık uyandırıyor. Aydıncık konaklama önerim Ulu Otel.


27. Yerköprü Şelalesi, Mut

Yerköprü Şelalesi, Mersin’in Mut ilçesine 35 km uzaklıkta, Doğu Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat anıtı olarak tescillenen bir doğa harikası. Göksu Nehri’ni besleyen Ermenek Çayının uzun yıllar boyunca toprakta yarattığı aşındırma sonucu oluşan ve 30 metre yükseklikten dökülen şelale, 300 metre uzunluk ve 15 metre derinlikteki turkuaz renkli gölüyle büyüleyici güzellikte.

Bozulmamış sarkıtları ve zengin bitki örtüsüyle şelale, son yıllarda giderek popülerleşiyor. Yerköprü Şelalesi ziyaret saatleri haftanın 7 günü 09.00-18.00. Yerköprü Şelalesi giriş ücreti yetişkin 12TL, öğrenci 6TL. Müze Kart geçerli değil.

28. Alahan Manastırı, Mut

Alahan Manastırı, Hristiyanlığın hac yolu üzerinde yer alan Mersin’in Mut ilçesi yakınlarında, Göksu Vadisi’ne hakim dik bir yamaçta yer alıyor. MS 440-442 yılları arasında inşa edildiği düşünülen yapı, biri yıkılmış iki kilise, kayalara oyulmuş keşiş odaları ve vaftizhaneyi barındırıyor. Doğu ve batısındaki yapıları, sütunlu bir yürüme yoluyla birbirine bağlanan Alahan’daki kilisenin arkasında, suyu bir kaynak tarafından sağlanan hamam yapısı da bulunuyor.

Ayasofya Müzesi’ne benzer mimarisi ve süslemeleri nedeniyle ‘Mersin’in Ayasofyası’ olarak da bilinen manastır, Hristiyanlığın geçiş yolu olarak da önem taşıdığı için bu dinin hac yollarından biri olarak anılıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Alahan’ın 17. yüzyılda Evliya Çelebi tarafından da ziyaret edildiği biliniyor. Çelebi seyahatnamesinde, manastırı ‘Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor’ sözleriyle tanımlamış.


29. Mamure Kalesi, Anamur

mamure kalesi

Mamure Kalesi, Mersin’in Anamur ilçesinde Akdeniz kıyısında yer alıyor. Tüm heybetiyle ayakta duran ve Anamur’un 6 km doğusundaki bu muhteşem yapı, Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı üslubundan izler taşıyor. Türkiye’nin en büyük kalelerinden biri olan Mamure Kalesi, görüntü olarak Alanya Kalesi’ne benzetiliyor. Mamure’de çift katlı olan kale duvarları içerisinde birbiri ile bağlantı kuran galeriler dikkat çekiyor. Anamur otel önerim Ünlüselek Otel.Mamure Kalesi ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Kale, haftanın 7 günü ziyarete açık. Mamure Kalesi giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.

30. Anemurium Antik Kenti, Anamur

Anemurium Anamur

Anemurium Antik Kenti, Mersin‘in Anamur ilçesine bağlı Ören’de bulunuyor. Anemurium Antik Kenti, Anadolu’nun güneyindeki en uç noktada bulunan Anamur Burnu’nun, doğuya bakan yamaçlarında kurulu. Benim gibi ilkbaharda ziyaret ederseniz, bir yanda Akdeniz, bir yanda tarihi dokuyla örtülmüş bu yemyeşil antik kenti beğeneceğinize eminim.

Rüzgarlı yer anlamına gelen ve MS 1. yüzyılda ilk kez surların yapıldığı antik kent, kısa bir süre Kommagene Kralı IV. Antiochos (MS 38-72) egemenliğine de girmiş. Bu kentte Luviler, Arzavalar, Klikyalılar (Likyalılar), Kueler, Selefkozlar, Kızuvatnalılar, Hititler, Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Araplar uzun süre egemenliklerini sürdürmüşler.

Yukarı ve aşağı kent olmak üzere iki bölüme ayrılan antik kentin en önemli yapıları kent surları, 3 hamam, tiyatro, odeon (konser salonu) ve palestra yapısı. Ziyaretçiler, geniş bir alana yayılan tarihi kalıntıları gezdikten sonra, Akdeniz’in serin sularına kendilerini bırakıyor.

Anemurium Antik Kenti ziyaret saatleri yaz dönemi (1 Nisan – 1 Ekim) 09.00-19.00; kış dönemi (1 Ekim – 1 Nisan) 08.30-17.00. Antik kent, haftanın 7 günü ziyarete açık. Anemurium Antik Kenti giriş ücreti 10TL. Müze Kart geçerli.


Mersin’e nasıl gidilir

Mersin’e en yakın havalimanı komşu şehir Adana’da. Adana Şakirpaşa Havalimanı’na Türkiye ve Avrupa’nın birçok kentinden direkt uçak seferleri yapılıyor. Adana Şakirpaşa Havalimanı, Mersin kent merkezinin 68 km doğusunda. Havalimanından HAVAŞ servisleri düzenli olarak Mersin’e sefer yapıyor. Adana-Mersin arasında TCDD treni ve otobüs seferleri de bulunuyor.

İstanbul’a 946 km mesafede olan Mersin’e İstanbul-Ankara Otoyolu’nu kullanarak Aksaray, Pozantı, Tarsus güzergahı takip edilerek özel araçla 10 saatte varılıyor. Ankara-Mersin arasındaki mesafe ise 498 km (5 saat 25 dakika). İzmir’den Mersin’e özel araçla gitmek için Uşak, Afyonkarahisar, Konya, Ereğli, Pozantı, Tarsus rotası takip ediliyor. İzmir-Mersin arasındaki mesafe 909 km (10 saat 35 dakika).

Türkiye’nin dört bir yanından Mersin’e şehirlerarası otobüs seferleri yapılıyor. Mersin Otogarı şehir merkezinde bulunuyor. Mersin’den en sık otobüs seferi ise komşu şehir Adana’ya. Otobüsle Mersin-Adana 1 saat sürüyor.

Mersin’in 108 km’lik bölümünü doğal plajlar oluşturuyor. Deniz, kum ve güneş gibi klasik tatil anlayışının yanı sıra tarihe tanıklık eden bu kentte bulunan antik kentlerin birçoğu hala sapasağlam ayakta duruyor. Adana havalimanına ucuz uçak bileti bulduğunuzda kaçırmayın, gidin Mersin’i keşfedin.

Mersin’de gezilecek yerler listesini 20-30 maddeyle sınırlamak çok mümkün değil. Bu listeyi fırsat buldukça daha da uzatacağım. Mersin gezilecek ve görülecek yerler listesine eklenmesi gereken yerleri, sizler de aşağıdaki yorum kısmına yazın lütfen.

Booking.com
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.