Site rengi

Tasarım

ALTIN
DOLAR
EURO
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Mersin’de gezilecek yerler (Mersin’de ne yapılır?)

Mersin Gezi Rehberi… Mersin; 321 km. uzunluğundaki sahilinde bulunan kumsallar, koylar ve körfezler, doğal güzellikleri, barındırdığı çeşitli dinlere ait tarihi kültürel zenginlikleriyle gerçek bir kültür ve turizm kenti… Mersin’e bir seyahat planınız için, Mersin’de ne yenir? Mersin’de gezilecek yerler nerelerdir? konularını inceledik.

Şehir medeniyetlerin doğduğu, bir zamanlar Büyük İskender’in yürüdüğü, Aziz Paul’ün, Karacaoğlan’ın yaşadığı, ‘Yedi Uyurlar’dan ‘Üç Güzeller’e her yerinden tarih fışkıran renkli ve zengin bir şehir…

Ataş ve petro kimya gibi tesislerin bulunduğu, en önemli ticaret limanlarımızdan birini bulunduran, içme ve kaplıcalarıyla turistleri çeken, 33 plaka numaralı ilimizdir.
Yumuktepe, Aya Theklia Kilisesi, Cennet-Cehennem Mağaraları, Kanlıdivane, Kız ve Anamur Kalesi, Zeus Tapınağı, Lustinianus Köprüsü başlıca görülmesi gereken yerleridir.  

Turizm başkentlerinden biri olan Mersin’e gidecekseniz eğer bunları yapmadan dönmeyin!

Mersin’de mutlaka yapılacaklar listesi:

Tarsus’ta Tarsus Müzesi, St. Paulus Kuyusu ve Anıt Müzesi, Antik Roma Yolu, Eshab-ı Kefh, Kırkaşık Bedesteni, Makam Camii, Danyal Peygamber Kabri, Nusrat Mayın Gemisi, diğer tarihi eserleri görün.

Mersin’de, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Korykos Antik Kenti’nin en bilinen yapısı olan Kızkalesi, masmavi denizi ve temiz plajıyla tarihle iç içe yüzmek isteyenlere farklı bir tatil deneyimi yaşatıyor.
Çevresinde çok sayıda otel, pansiyon ve işletme bulunan Kızkalesi, uygun konaklama fırsatıyla da ekonomik tatil isteyenlerin ilk tercihlerinden biri oluyor.



Kızkalesi, sahilinin derin olmamasının da etkisiyle çocuklu ailelerin gözdesi olurken, bölgede düzenlenen çeşitli festivallere de ev sahipliği yapıyor.



Tarsus Şelalesinde saç kavurma ve fındık lahmacun yemeden, Kırkkaşık Bedesteninden hediyelik eşya almadan, Kaynar ve Kleopatra İksiri için.

Booking.com

Gülek Kalesini görün, Karboğazı’nda kayak, piknik yapın. Gülek Mahallesinde pirzola ve sucuk yiyin. 

Çamlıyaylayı, Cehennem Deresini ziyaret etmeden, karsambaç yemeden, iğne oyası almadan,

Akdeniz ilçesinde Atatürk Evi, Mustafa Erim Kent Tarihi Müzesi, Yenişehir ilçesinde Hz. Miktad (Muğdat) Camii, Mersin Arkeoloji Müzesi ve Deniz Müzesi, Mezitli de Soli Pompeipolisi, Toroslarda Yumuktepe ve Gözne Kalesini ziyaret etmeden, özel kebap çeşidi tantuniyi yemeden, meşhur tatlısı cezerye ve kerebici tatmadan, şalgam içmeden, Çamlıbel’de balık ekmek yemeden, alışveriş merkezlerine uğramadan dönmeyin.

Erdemli’de Elauissa-Sebaste(Ayaş) ve Kanlıdivane Örenyerini ve Kızkalesi’ni gezmeden, yazın Kızkalesi plajında denize girmeden, Alata’dan turunç reçeli almadan, Silifke’de Atatürk Evi, Silifke Müzesi, Özel Aslan Eyce Taşucu Amphora Müzesi, Astım ve Cennet-Cehennem Mağaralarını görmeden dönmeyin.

Narlıkuyu da köy kahvaltısı, balık, sıkma-börek ve lokma tatlısı yemeden, Üç Güzeller Mozaik Müzesine uğramadan, Uzuncaburç Örenyeri ve Aya Thekla Manastırını ziyaret etmeden, ayran içmeden, Keben Narı ve çilek almadan, Susanoğlu, Kapızlı ve Boğsak plajlarında denize girmeden, Taşucu’nda yat turu yapmadan, Aydıncıkta Aynalıgöl(Gilindire) Mağarası, Dört Ayak Anıtı ve Kelenderis Mozaiklerini görmeden dönmeyin.

Gülnar’ı ziyaret edin

Gülnar’da Zeyne Türbesini ziyaret etmeden,

Mut’ta Alahan Manastırı, Mut Kalesi, Yerköprü Şelalesini görmeden, Sertavul da saç kavurma, Karaekşi de alabalık yemeden, zeytin, zeytinyağı, kayısı, Mut Karacaoğlan Parkına uğramadan,

Bozyazı’da muz lifinden yapılmış hediyelik eşyalardan almadan,

Anamur’da Anemurium Örenyeri ve Mamure Kalesi’ni ziyaret etmeden, muz ve yer fıstığı almadan dönmeyin..

Mersin’de ne yenir?

Mersin Akdeniz’in verdiği balık ve diğer deniz ürünleri ile ovadan dağlara doğru değişken bir iklimin çeşitlenen tarım ürünlerine sahip. Bu zengin fauna ve flora ortaya büyük bir mutfak çıkarıyor.

Akdeniz’in bütün kıyıları gibi tarih boyunca insanların sürekli hareket ettiği, deniz ticareti yolu ile farklı bölgelere gidip gelen gemilerin insanların taşıdıkları kültürel çeşitlilik de bu özelliğe eklendiğinde zengin bir mutfak ortaya çıkıyor. Bu mutfak deniz sahilinden Toroslar’ın yükseklerine doğru yayılan yerleşimlerde de farklılıklar gösteriyor.

Mersin ve çevre turizm merkezlerinin tümünde yerel mutfağın ürünleri bulunabiliyor. Kebap çeşitleri mutfağın esasını oluşturuyor. En yaygın olanı, kebapçıların yanında neredeyse her sokak başında bulunanı Tantuni.

Küçük parçalara ayrılmış biftekten yapılıyor. Kebabın çeşidini ise saymak mümkün değil, onlarca çeşidi var. Ama Çukurova ve Güneydoğu’da ortak özellikler gösteren mutfağın Mersin’e özel yanları da var. Fırında veya kızartılarak yapılan içli köfte Mersin’de haşlanarak yapılıyor ve daha hafif oluyor.

Deniz ürünlerine gelince “Jumbo” denilen iri karidesler, doğu Akdeniz’in en beğenilen balığı lagos, çipura, kalamar, akya, eşkina, ahtapot, kalamar, subye diye sıralanıyor. İçeceklerin popüler olanları şalgam suyu, yazın meyan şerbeti ve yemeklerden sonra Mersin usulü Tarsusî kahve. Tarsusî aslında bildiğimiz Türk kahvesi ama küçük fincanda değil de çay bardağında geliyor.

Tatlı çeşidi de zengin; en özgün tatlı havuçtan yapılan cezerye. Her yerde bulunuyor, Kadayıfın salamura yapılmamış taze peynirli olanı diye tarif edebileceğimiz künefe de çok ünlü. Bir başka tatlı ise Kerebiç, Ramazan’da çokca tüketilen bir tatlıdır. Beyaz bir köpüğün içinde yatan, içi Antepfıstığı ya da cevizle dolu olan, irmikten yapılmış, içli köfteye benzeyen bir tatlıdır.

Yapımında kullanılan beyaz köpüğü oluşturan Çöven kökü nedeniyle kerebiç, alışılmışın dışında bir lezzete sahiptir. Balık yedikten sonra avokado, tahin, dövülmüş ceviz ve balla yapılan tatlıyı da deneyebilirsiniz.

Yöre mutfağının lezzetli yemekleri acılı ve bolca baharatlıdır. Gerçi turizm geliştikçe servis anlayışı da değişiyor, garsonlar önceden uyarıyorlar ama gene de dikkatinizi çekmekte yarar gördük.

Mersin’de ne alınır?

Mersin ili alışveriş merkezleri açısından son derece zengindir. Mersin’in ve ilçelerinin yöresel özelliklerini yansıtan çeşitli hediyelik eşya ve tatlı çeşitleri alınabilir. El sanatlarına ait güzel örnekleri halılarda, kilim çeşitlerinde, Mezitli Bezinde, muz lifinden yapılmış çeşitli hediyelik eşyalarda, rengarenk iğne oyaları ve yazmalarda görmek mümkündür.

Mezitli İlçesi

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır.


Tarihi ve Turistik Yerler

Bugün çevresini saran betonlaşmadan biraz hüzünlü ama Akdeniz’in mavisi ile kucaklaşmaktan sanki mutludur….

Mersin’in 11 km. batısında, Mezitli’de yer alan Soli, Ovalık Kilikia Bölgesi’nin batı sınırındadır.

Kentin erken tarihi konusunda bilinenler azdır. Soli’de bulunduğu öne sürülen ve bugün Berlin Staatlichen Museen’deki Luwice yazıtlı mühürler ve silahlar Orta Tunç Çağı’na tarihlenir.

Antik kaynaklar, Soli’nin bir Rhodos-Lindos kolonisi olduğunu belirtir. Buna göre, İ.Ö. I.bin yıl başında doğu Akdeniz ticaretinde Soli önemli bir liman olmalıdır. İ.Ö.VI.yy. ortalarından başlayan ve Büyük İskender’e kadar (İ.Ö.IV.yy) süren Anadolu’daki Pers egemenliği Soli için de geçerlidir. Ancak İ.Ö.V.yy.’da kentte sikke basılması kentin bir ölçüde özerkliğini koruduğunu yansıtır.

Hellenistik dönemde Seleukos egemenliği altında Soli liman kenti parlak bir dönem yaşar. Strabon’un söz ettiği Solili ozan Philemon, filozof Khrysippos ve Aratos bu sırada yapıtlarını verirler.

Seleukos yönetiminin İ.Ö. I.yy.’da zayıflamaya başlamasıyla Soli için de zor günler başlar. Armenia Kralı Tigranes, kenti yağmalatıp, halkını göçe zorlar. Böylece, Kilikia için yağmacılık, esir ticareti ve kargaşa anlamına gelen korsanlık başlar.

Romalı komutan Pompeius’un bölgedeki karışıklığa bir son vermek için İ.Ö.67’de yaptığı reformlarla dağdaki korsanların bir bölümü nüfusu azalan Soli’ye yerleştirilirler. Grekçe Soloi ile başlayan, Latince Soli olarak kullanılan kentin adı, bu olaydan sonra Pompeiopolis (Pompeius’un kenti) olarak değiştirilir.

Roma yönetimi ile birlikte kent yeniden canlılığa kavuşur. Roma imparatoru Hadrianus İ.S.130’da Anadolu’ya yaptığı gezi sırasında artık Roma’nın bir eyaleti olan Cilicia’ya da gelir ve Soli’deki liman çalışmalarına parasal destek verir.

Soli, Hıristiyanlık döneminde bir piskoposluk merkezidir. Ancak 525’de büyük bir depremle zarar görür ve VII.yy’da da Arap akınlarıyla karşı karşıya kalır.

Günümüze ulaşmamakla birlikte XIX. yy.’da Soli’ye gelen Avrupalı gezginler, kentte tiyatro, tapınak, hamam gibi yapıların ve nekropolis’in bulunduğundan söz ederler.

Soli antik liman kenti kalıntıları başlıca üç bölümde incelenebilir:

A) Sütunlu Cadde 
Bugün caddede toplam 33 sütun ayaktadır. Bunlardan 4’ü batı 29’u doğu sütun dizisine aittir. Korinth düzenindeki sütun başlıklarından bazıları figürlüdür. Ayrıca bazı sütunların üzerindeki yazıtlardan, caddeye bakan konsollarının Roma imparator ya da üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı anlaşılmaktadır.

B) Soli Höyük
Höyük yaklaşık 22m. yüksekliğinde ve 300m. çapındadır. Tepe üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında Erken Demir Dönemi’nden, Roma Dönemi’ne kadar tarihlenen keramik parçaları bulunmuştur.

C) Antik Liman 
Antik liman kalıntılarının büyük bölümü bugün de görülebilir. Liman birbirinden 200m. aralıkla düzenlenmiş iki dalgakırandan oluşur. Batıdaki daha iyi korunmuştur. Limanın boyutları Soli’nin antik dönemdeki büyüklüğü üzerine fikir vermektedir.

Günümüzde Soli antik kentinin çevresi yerleşim alanıdır. Bu nedenle kalıntılar yok edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Soli’nin kurtarılması için arkeolojik kazıların yapılması zorunludur. Soli kazıları, hızlı kentleşmenin tarihsel dokuya olumsuz etkilerini azaltacak, anıtsal liman kentini sosyo-kültürel yapısıyla açığa çıkartarak, toplumun bilgisine sunacaktır

Erdemli

Kanlıdivane

Kanlıdivane: Mersin’in tarihi alanlarından biri olan Kanlıdivane, antik bir kent özelliği taşımaktadır. İlginç bir antik kent olan Kanlıdivane, Olba krallığının bir kentidir. Mersin-Erdemli’deki tatilinizde Kanlıdivane yakınındaki otellerin veya pansiyonların birinde konaklamayı tercih edebilirsiniz. Böylelikle hem bu antik kenti kolaylıkla ziyaret edebilir hem de diğer doğal ve tarihi alanları gezme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Kayacı Vadisi

Kayacı Vadisi: Kayacı Vadisi benzersiz manzarasıyla misafirlerini dinlendiren, huzur veren bir atmosfere sahip… Mersin’in Erdemli ilçesindeki bu doğal güzellik Limonlu Çayı’nın tüm görkemini de gözler önüne serer ve şehrin zengin coğrafyasının bir parçasıdır aynı zamanda.

Limonlu Çayı

Limonlu Çayı: Aksıfat ve Eldilek derelerinin birleşiminden doğar Limonlu Çayı. Mersin-Erdemli’de gizlenmiş olan Limonlu Çayı çevresindeki otellerin veya pansiyonların birinde konaklayarak unutamayacağınız bir yolculuğa başlayabilirsiniz.

Geziniz sırasında Limonlu Çayı’nda yemek yiyip doğayı dinleyeceğiniz tesislerde bulunuyor. Çayın uzunluğu 130 kilometreyi bulur. Doğanın içinde muhteşem bir alanda kendini gösteren Limonlu Çayı’na Uzuncaburç yönünden gidip Kızılgeçit Köyü’nden kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Belenkeşlik Kalesi (Kız Kalesi)

Kız Kalesi: Mersin, bir tatile sadece tabiat güzelliklerini değil, kalelerini, camilerini, kiliselerini ve diğer tüm tarihi kalıntılarını da dahil ediyor. Mersin’de tatil planlarınız varsa şehrin sağlam yapıları arasındaki Belenkeşlik Kalesi’ni gezmenizi öneririz. Belenkeşlik Kalesi, şehir merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Soğucak Yaylası’nda yer almaktadır. Yapımı sırasında kesme blok taşlar kullanılmış olup, dikdörtgen bir mimariye sahiptir.

Booking.com
ETİKETLER: , , , ,
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.